Almanya,  Seyahatlerim

Berlin Gezi Rehberi : Dolu Dolu 3 Gün

2021 yılının son seyahatini Almanya’ya gerçekleştirdim. Hem Berlin’de yaşayan en yakın arkadaşımı ziyaret etmek hem de uzun süre sonra biraz kuzey havası almak istedim. Türkiye’den ayrı geçirdiğim 3.5 ayın üstüne Berlin’e gidip Türk yemeklerine kavuşmak nasıl iyi geldi anlatamam! Berlin’de bol bol yürüdüm, epey üşüdüm, sevdiğim dostlarımla hasret giderdim ve çok güzel keşifler yaptım. İşte dolu dolu geçirdiğim 3 gün ile Berlin Gezi rehberi!

Berlin Gezi rehberi

Berlin’e Nasıl Gidilir? Berlin Brandenburg Havaalanından Şehre Ulaşım

Ben Berlin’e Napoli’den Easyjet’in direkt uçuşu ile gittim, Brandenburg’a indim. İstanbul’dan hem Pegasus hem de THY Brandenburg’a uçuyor. 

Havaalanı büyük, şehre ulaşım için hem U-Bahn ve S-Bahn var. Berlin çok büyük ve ulaşım ağı geniş olduğu için, Maps’ten bakarak yapacağınız aktarma sayısına göre tek tek yerine birkaç saatlik geçerli bilet almanızı öneririm. Havaalanı C bölgesinde kaldığı için ABC bileti almanız gerekiyor. Trene binmeden önce biletinizi makinelerde valide ettirmeyi unutmayın. 2 saat geçerli ABC bileti 3.80 Euro.

Berlin İçinde Ulaşım

Berlin çok büyük ama yürümesi keyifli bir şehir. Ancak siz de benim gibi az zamanda çok yer gezmeyi hedefliyorsanız ve özellikle kışın ortasında hava sıcaklığı eksilerdeyken gittiyseniz günlük ya da haftalık toplu taşıma biletlerinden almanızı önereceğim. Hem oldukça hesaplı oluyor hem de zaman kazanıp zatürre olma riskinizi azaltmış oluyorsunuz.

Berlin’de Gezilecek Yerler ve Benim Deneyimlerimle Berlin Gezi Rehberi

Berlin’i bölgelere ayırarak dolaştım. Turistik yerlerde de vakit geçirdim, insanların yaşadığı mahallelere gidip şehre de karıştım. Ama çoğunlukla acele etmeden, canım o an ne istiyorsa onu yaparak, keyfini çıkara çıkara gezdim. İşte benim deneyimlerimle Berlin Gezi rehberi!

Doğu Berlin : East Side Gallery, Alexanderplatz, Rotes Rathaus

Şehri gezmeye meşhur Berlin duvarına giderek başladım. Berlin duvarı, Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’ya kaçmalarını önlemek için yapılmış duvar, günümüzde ise bir açık hava galerisi. Duvar boyu yürürken yıllardır Berlin’i ziyaret eden arkadaşlarımın fotoğraflarında gördüğüm tüm grafitileri görmüş oldum.

Berlin Gezi rehberi
East Side Gallery
Berlin Gezi rehberi
East Side Gallery

Berlin duvarından sonra rotamı Alexanderplatz’a çevirdim. Ben yürümeyi tercih ettim ama hava sıcaklığı -5 derece iken çok mantıklı bir karar olduğunu söyleyemeyeceğim. U-Bahn ile hızlıca ulaşabilirsiniz. Alexanderplatz meydanı bana kalırsa epey sıradan bir yer ki Christmas market bile güzel değildi. Kısıtlı zamanınız varsa geçebilirsiniz.

Sonrasında Alexanderplatz’a çok yakın olan Rathaus meydanına geçtim. Buradaki Christmas markete girmek için epey sıra bekledim ama değdi; gerçekten çok güzeldi. Sıcak şarap içip vejeteryanlığımda istisna yaparak Bratwurst yedim. Değdi mi? Pek değil ama denemeden bilemezdim.

Berlin Gezi rehberi
Rathaus Christmas Market

Doğu Berlin’de ziyaret ettiğim bir diğer bölge Victoriastadt oldu. Buraya bir akşam Lavarla’dan arkadaşım Jeyan ile buluşmaya gittim, Gotcha’da oturduk. Bir başka akşamda ise Alihan ve onun Berlin’de yaşayan arkadaşları ile 1990 Vegan Living’e gittik. Vegan Living epey popüler bir mekan, rezervasyon şart. Vegan yemeklerin çeşitliliği karşısında çok şaşırdım ve mutlu oldum. Aynı çeşitliliği başka ülkelerde de görmeyi diliyorum.

Gotcha – Jeyan ile
Müzeler Adası, Unter den Linden, Brandenburg Tor, Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı

Rathaus meydanından sonra Müzeler Adası’na geçtim. Katedralin de bulunduğu adada kısıtlı bütçemden dolayı hiçbir müzeyi ziyaret etmedim ancak Bergama Müzesi’nde aklım kalmadı değil. Berlin’e bir daha gelmek için bir başka sebep!

Berlin Katedrali’ni Brandenburg Tor’a bağlayan cadde Unter Den Linden. Burası epey turistik ve canlı, yol boyu mağazalara girip çıktım. Brandenburg Tor’a yakın Hopfingerbräu’da Sena ile bira patates keyfi yaptık. Uzun yıllardır görmediğim dostumla orada saatlerce oturmak ve sohbet etmek o kadar iyi geldi ki, yapmak istediğim başka şeyleri askıya almama değdi.

Hopfingerbräu
Kreuzberg ve Neuköln

Berlin’i ziyaret ettiğim dönemde Trieste’de yaşıyordum ve Türk mutfağına büyük özlem duyuyordum. Bu yüzden özellikle Türkler’in yoğunlukta yaşadıkları bölgelere gidip hem Türk yemekleri yemek hem de Türk marketinden alışveriş yapmak istedim. Şansıma Alihan da Kreuzberg’de yaşıyordu. Neuköln bana çok karmaşık geldi, biraz Ümraniye’ye benzettim açıkçası. Kreuzberg’i ise baya samimi buldum. Evlerin mimarisi, graffitiler, hipster mekanlar derken kültürlerin iç içe geçtiği güzel bir bölge bence. Ne kadar fazla Türkiyeli olduğunu söylememe gerek yok galiba!

Berlin Gezi rehberi
Kreuzberg
Berlin Gezi rehberi
Neuköln’de bir ‘kneipe’

Bu bölgede yapılacak en güzel şeylerden biri Berlin’in eski havaalanı olan Tempelhof’u ziyaret etmek. Günümüzde park olarak kullanılan bu devasa alan, paten kaymak, bisiklet sürmek, köpekle yürüyüş yapmak ya da koşmak için harika. Ben gittiğimde hava çok soğuk ve rüzgarlıydı, eminim yazın çok çok keyiflidir.

Kreuzberg’deki bir diğer önemli nokta ise Yahudi Müzesi. Alman-Yahudi tarihini ve soykırımı konu alan sergileri ve anıtlarıyla oldukça etkileyici bir müzeydi. Pandemi döneminde önceden online rezervasyon yaptırmak gerekiyor ziyaret için, giriş ücretsiz.

Yahudi Müzesi

Bu bölgelerde keşfettiğim mekanları Berlin yeme içme rehberinde detaylıca anlatacağım.

Kurfürstendamm

Lokallerin Ku’damm dediği şehrin bu ‘fancy’ bölgesini, son günümde ziyaret ettim. Dürüst olmak gerekirse amacım Primark’a gitmekti, Alihan bu bölgedekini önererek planlarımı tamamen değiştirdi. Ancak buraya bayıldım. Uzun ve geniş bir cadde üzerinde sağlı sollu mağazalar, güzel kafeler, Berlin’in benim deneyimlediğimden bambaşka bir yüzü. Kaiser-wilhelm-gedächtniskirche’yi görmeden bu bölgeden ayrılmayın!

Tüm keşifler bir yana, benim için Berlin’in en güzel tarafı dostlarım Alihan ve Sena ile vakit geçirmekti. 25 Aralık cumartesi akşamı Alihan’ın Kreuzberg’deki evinin mutfağında yediğimiz akşam yemeği 2021’deki en mutlu anlarımdan biriydi. Şu satırları yazdım Instagram’da : Dünyanın neresinde olduğun değil; günün, ayın, yılın sonunda sofrayı kiminle paylaştığın önemli olan. Dışarısı buz gibi, ben lazanyayı yapayım sen salatayı, fırın ısınsın bi’ yandan, arkada sakin bir şarkı çalsın, sofraya özlediğimiz birkaç memleket lezzeti de koyalım; bak içim ısındı bile. Çocukluktan yetişkinliğe, Değirmendere’den Berlin’e, seneye kim bilir nerede, bu yıl biterken iyi ki düşmüşüm yollara yine.

Berlin Gezi rehberi
Dünyanın en güzel sofrası

Bana ev sahipliği ve rehberlik yaptığı için biricik dostum Alihan’a çok teşekkür ederim!

Berlin yazı dizim, Berlin yeme içme rehberi ile devam edecek. Takipte kalın!

Almanya’ya ilk seyahatimi 2017 yılında Münih’e gerçekleştirmiştim. Münih favorilerimi okumak için buraya.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir